İslam Dini

Dinimiz İSlam
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Evrim neden yanlış?

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
tersinim

avatar

Mesaj Sayısı : 25
Yaş : 72
Kayıt tarihi : 06/08/10

MesajKonu: Evrim neden yanlış?   Çarş. Tem. 23, 2014 1:22 pm

Her şeyden önce evrim pozitif bilimin gözlem ve deneylerle sınanma şartına uymaz.

Evrimcilerimiz evrimin çok uzun süreçlere ihtiyaç duyduğunu gerekçe göstererek bu yaşamsal sorunu çözmüş kabul ederler.

   Zaman içinde canlılarda gözlenen değişimler evrim değil canlı gen havuzları dahilinde oluşmuş çeşitlenmedir.

    Evrim her şeyden önce başta termodinamik, maddenin korunumu kanunları olmak üzere tüm doğal kanunlara, bu kanunlara dayanan mantıksal çıkarımlara ve ilkelere terstir.

Evrimcilerimiz ateizme tutsak olmuş bilim anlayışı ve mantığıyla gerçek bilimin ortaya koyduğu gerçekleri eğip bükerek evrime uydurmaya çalışırlar ama pek başarılı oldukları söylenemez.

Nedeni ise güneşin balçıkla sıvanamayacağı; gerçek bilimin propagandalarla, yanıltmalarla, aldatmalarla, saptırmalarla yapılmayacağıdır.

Her şeyden önce varlığını devam ettirebilen  en basit, en ilkel canlıların dahi korunma, savunma, çevreye uyum - beslenme ve üreme sistem ve mekaniz-malarına en baştan eksiksiz sahip olması gerekliliğidir.

    Bu özelliklerin her birinin düzen ve sistemler bütünlüğü oluşu rastlantılarla oluştu varsayımı en baştan geçersiz kılar.

   Böyle bir oluşuma termodinamiğin ikinci kanunu engeldir.

     Düzen ve sistem sahibi yapılar zaman içinde ve kaçınılmaz olarak tersinime uğrarlar.

Tersinimin en büyük nedenlerinden birisi kontrolsüz enerji girişleridir.

     Enerji girişlerinden ancak yararlanma sistem ve mekanizmalarına sahip canlılar faydalanabilirler. Diğerlerine zararlıdır.

   Bu nedenle evrim hipotezinin enerji girişleri gelişmeye dolaysıyla evrime neden oldu iddiası geçersizdir.

Evrimi başka cevap olmadığından mecburen kabul ve savunma zorunda kalan ateistler varoluşta açıkça gözlenen düzen ve sistem sahibi yapılar için olmazları olur imkansızları imkanlı yapan uzun zaman varsayımına sığınırlar.


      Fakat zaman iddia edildiği kadar uzun değildir.

     Dünyamızda ilk canlılığın görüldüğü zamandan bu güne (3,5 milyar yıl) yüz katrilyon saniye, kambriyen döneminden (500 milyon yıl) oniki katrilyon saniye ancak geçmiştir.

Evrim hipotezi yanıtlayamadığı yüzlerce sorunun altında ezilmiştir.

Burada birkaç gerçeği hatırlatalım.

a)-Canlılarda türlerden türlere geçişin önünde aşılması mümkün olmayan biyolojik engeller vardır. Türlerden türlere geçiş imkansızdır.

b)-Dollo kuramına göre kullanılmayan, işlevsiz uzuvlar zamanla körelir ve hatta yok olur. Bu bir tersinimdir. Uzuvların kademeli oluşumu imkansızdır.

c)-Canlılar faydalıları seçmezler. Zararlılardan korunurlar.

d)-Tüm canlılar varlıklarını koruma telaş ve savaşındadır.

e)-Yaşam avantajlarını kaybeden canlılar elenirler. Bu bir doğal elenmedir. Doğal seleksiyon yanlıştır.

f)-Üreme canlı türlerinin yenilenme şeklidir.Canlılar bu yolla tersinim sonucu bozulan yapılarını yenilemeye çalışırlar.

g)-Dişiler genç ve sağlıklı olanları (yani güzelleri) seçerek ırklarını en iyi şekilde aktarımına çabalarlar.

h)-Canlılar zaman içinde değişirler ama bu değişim gen havuzu bilgileri dahi-linde genelde az ya da çok NEGATİFTİR.

ı)-Gen havuzları dahilinde zaman içindeki değişimler çeşitlenme nedenidir.
i)-Irklar dar alanda çeşitlenme sonucu oluşur.

j)-Aynı türden olsalar bile hiçbir canlı tıpatıp birbirlerine benzemez. Eşeyli üreme canlıların inanılmaz sayıda çeşitlenmelerie olanak sağlar.

vb......
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
tersinim

avatar

Mesaj Sayısı : 25
Yaş : 72
Kayıt tarihi : 06/08/10

MesajKonu: Maddenin akmı kanunu ve Büyük Bütün   Çarş. Tem. 23, 2014 1:24 pm

Var oluşun nedenleri, niçinleri, nasılları konusunda üretilen yanıtların çokluğu ve çeşitliliğine rağmen bunları iki büyük grupta toplamak mümkündür.

Tanınmış bir bilim insanına göre varoluş ya yaratılmış ya da yaratılmamıştır. Bu ikisi dışında başka cevap yoktur.

Eğer yaratılmış ise bir Yaratıcı iradenin olması gerekecektir. Fakat ateistler yaratılışı kabul etmek için yokluktan, hiçlikten bir şeylerin meydana geldiğini kabul etmek gerekir; bunu da bilim ret eder diyerek yaratılışı inkâr ederler, kanıt olarak bilimin temellerinden biri olan maddenin sakımı kanununu gösterirler.

Birbirine zıt sonuçlardan birini bilimsel yollardan doğru kabul edebilmemiz için sonuç öznesinin doğruluğu kanıtlarla gösterilmelidir.

Diğer ifade ile ateistler Yaratıcının olmadığını, yaratıcılar ise olduğunu kanıtlamak zorundadırlar. Aksi halde verilen cevaplar bilimsel olmaz. Eğer bu cevaplar kesin doğrularmış gibi kabul görürse konu bilimsellikten çıkar, koyu bir taassuba dönüşür.

İnkar edilemez bilimsel gerçekler olan maddenin sakımı ve termodinamik kanunları ateist görüşü onaylar gibidir.

Tersinim ise ateistlerin bu kanunları eksik ve yanlış yorumladıkları görüşündedir.

Maddenin sakımı kanunu hiç bir maddenin yoktan var, vardan da yok olmayacağını ancak şekil değiştireceğini belirtir.

Materyalistler varoluşu önce maddeye dolaysıyla evrene indirgerler.

Ardından da maddenin sakımı kanununa göre var olan evrenin yoktan var olamayacağını, var olduğu içinde ezelden beri var olması gerektiğini belirtirler.

Belirtirler ama var olan bir madde yokluktan var olamayacağından her madde gibi evreninde bir kaynağının olması gerektiğini nedense görmezden, bilmezden gelirler.

Nitekim big bang teorisine (tersinime göre genişim evresine) göre evrenin kaynağı kütlesiz bir enerji zerresidir.

Diğer ifade ile evren bir kütlesiz enerji zerresinin patlaması (genişimi) sonucu meydana gelmiştir.

Eğer evrenin kaynağı bir kütlesiz enerji zerresi ise maddenin sakımı ve termodinamik kanunlarına göre bu zerrenin de bir kaynağı olması gerekecektir.

Bu böyle ezele kadar devam edip gider.

Bir materyalist için evrenin bir kaynağının, kaynağında bir kaynağının olması, bunun ezele kadar devam edip gitmesi gerektiği materyalist felsefeyi etkilemez. Aksine doğrular. Onlar bu görüş ve iddiasındadırlar.

Materyalist çevreler önceleri evrenin kaynağı olan enerji zerresinin ezelden beri var olduğunu; takriben on dört milyar yıl önce patlayarak (genişerek) tüm evreni meydana getirdiğini savundular.

Kimi kanıtlar bu iddiayı doğrular. Gerçekten de evrenin genişlediği konusunda çok ciddi kanıtlar vardır.

Evrenin bir başlangıcı, belirli bir hacmi ve kütlesi vardır.

Bu gerçekler ateist materyalist öngörüleri tepetaklak edecek kadar önemlidir.

Nedeni ise maddenin korunumu kanununa göre evreni meydana getiren enerji zerresinin BİR BÜYÜK BÜTÜNÜN minik bir parçası olması zorunluluğudur.

Bu BÜYÜK BÜTÜN kütlesiz bir enerji-nur olmalıdır. Bu nedenle sonsuzdur. Ezelden gelip ebede gider. Evrenimizi ve diğerlerini sarıp sarmalamıştır.

Büyük Bütünü enerji-nur olarak tanımlamamamız nitelemeye uygun başka bir kelimenin olmamasındandır.

Büyük Bütün algılama sınırlarınızın dışındadır.

Uzay diye isimlendirip ezelden gelip ebede uzanan bir hiçlik olarak nitelendirdiğimiz evren dışı alemin gerçekte bir hiçlik olmadığı açıktır.

Evrenimiz Bir Büyük Bütünle kuşatılmış minicik bir hava kabarcığı gibidir ama tek değildir. Tek olması akıl ve mantık dışıdır.

Bu Büyük Bütünün içinde sonsuz büyüklükte bir ummanda bulunan sayısız hava kabarcıkları gibi evrenimize benzeyen ya da benzemeyen başka evrenlerde bulunmalıdır.

[B]Evrenimizin varlığı Büyük Bütünün varlığının en büyük kanıtıdır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Evrim neden yanlış?
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Kimse Yanlış Anlamasın Ama Neden Hala Yetkinforum
» Kadının Elini Neden Öpersiniz
» Forumum Onlineguardian tarafindan silindi, neden ?
» Bune Kardeşim ya neden giremiyorum buraya :S
» kapı witgetlerine birden fazla aynı şey koyulmuyor neden

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
İslam Dini :: Forum Etkinlikleri-
Buraya geçin: